Gündüz Düşü
2026 · Dijital illüstrasyon · sayfası
Önceden kurulmuş bir şemam yok. Her işe kendi ihtiyacına uygun çözümler arıyor, en uygun araçları seçip çalışmamı ona göre tasarlıyorum.
Görme konuşmadan önce gelir.
John Berger, Görme Biçimleri, 1972
Bir çalışmaya soruyla değil, huzursuzlukla başlıyorum. İnsana dair bir his ya da bir rahatsızlık tetikleyicim oluyor. Simgeler süreç içinde yerini buluyor; önceden kurulmuş bir şema yok.
İşlerimin bir kısmı içeriden çıkıyor. Ensemde Pişenler ve Gündüz Düşü böyle. Bir kısmı ise dışarıdan bir konuyu araştırarak: Tek Ayak Üzerinde’de flamingoları ve Gediz Deltası’ndaki yıkımı araştırdım.
Hareketli görüntüden geliyorum. Sinema bana kadrajdan önce kurguyu, ritmi ve süreyi öğretti; zamanı olan bir malzemeyle çalışmayı öğretti. Bugün asıl çalıştığım alan dijital illüstrasyon ve animasyon, ama o zaman algısı ve bütünü parçalarından kurma alışkanlığı bende kaldı. Durağan bir imgeyi dondurulmuş bir an gibi değil, bir sürecin kesiti gibi kuruyorum.
Elimdeki araçları sahada, tek tek ve dağınık biçimde öğrendim. Bu dağınıklığı bir arada tutacak zemini kurmak istiyorum.
Malzemeye kutsiyet atfetmiyorum. Hangi araç o işi görünür kılacaksa onu kullanıyorum. Derdim, sanatı izole bir nesne olmaktan çıkarıp bir yüzleşme alanına dönüştürmek.





Çocukken de çizerdim; karikatür çizerek başladım. Temel sanat eğitimim yok; üniversite yıllarında sanat tarihi ve sanat kavramları derslerine girdim, çizimi kendi imkânlarımla öğrendim. Eskiz, etüd ve varyasyonla çalışma biçimim hareketli görüntü bilgimden geliyor: işi parçalara bölüp kademelerle ilerliyorum.