
Annesinin Kızı · Kreatif & Tasarım · 2026
Annesinin KızıAfiş, altyazı ve çeviri
Annesinin Kızı, Neşe Kayardı'nın yönettiği, uluslararası kısa film festivallerine gidecek bir sanat filmi. Pandemi kapanmasında, anneleri hastanedeyken aynı evde kalan iki kız kardeşi, Nalan'la Ayla'yı anlatıyor.
Bizim payımız filmin dışarıya açılan yüzü oldu: afişi Türkçe, İngilizce ve İspanyolca hazırladık; Türkçe altyazıyı çıkardık, İngilizceye ve İspanyolcaya çevirdik. Fragman da atölyede kurgulandı; film festival sürecinde olduğu için şimdilik paylaşılmıyor.
- Müşteri
- Annesinin Kızı
- LABS'in rolü
- Kreatif & Tasarım
- Yıl
- 2026
Afiş: iki yüz, bir yapboz
Afişte iki oyuncunun yüzü tek bir portrede birleşiyor. Yüzü ortadan bölen çizgi yapboz parçalarının kenarına dönüşüyor: parçalar birbirine geçiyor ama dikiş hep görünüyor. Anne ile kızı da, iki kız kardeş de böyle; birbirine benzeyen, birbirini tamamlayan ve yine de ayrı kalan iki insan.
Zemin sakin ve tek renk, başlık büyük ve yalın. Afişte yüzden başka görüntü yok; bakan önce gözleri, sonra yapbozun çizgisini görüyor.
Üç dil, tek düzen
Afiş üç dilde aynı sistemle kuruldu: Türkçe “Annesinin Kızı”, İngilizce “Her Mother’s, Daughter”, İspanyolca “Hija de Mamá”. Portre, oyuncu adları ve künyenin dizilişi üçünde de aynı; değişen yalnız başlık ve künye etiketleri (Yönetmen, Directed by, Dirección).
İngilizce başlık iki satıra indiği için portre biraz yukarı alındı. Üç afiş yan yana durduğunda aynı filmin afişi olarak okunuyor; hangi festivale hangi dil giderse gitsin, film aynı yüzle karşılanıyor.
Altyazı: okumak seyretmeyi bölmesin
Türkçe altyazıyı filmin kendisinden çıkardık: 434 altyazı, her biri konuşmanın başladığı ve bittiği ana göre zamanlandı. İngilizce ve İspanyolca altyazı da aynı 434 altyazı, aynı zamanlamayla; hangi dil seçilirse seçilsin, yazı aynı karede girip aynı karede çıkıyor.
Satırlar anlamla bölündü. İki altyazıya yayılan bir cümle, sözün ortasından değil konuşmanın durduğu yerden kırılıyor; dil değişince kırılma yeri de değişiyor. İki kişinin üst üste konuştuğu yerlerde iki konuşma tek altyazıda, tireyle ayrılıyor.
Okuma hızını en çok hızlı atışmalar zorluyor; orada cümle özüne indi. “Biliyor musun? Ödüm kopuyor!” İngilizcede “You know that? Scared to death!” oldu. Haber bültenindeki sayılar yazıyla değil rakamla verildi, her dilin kendi yazımıyla: İngilizcede 25,861, İspanyolcada 25.861.
Çeviri: kelimeyi değil, sesi taşımak
Filmin diyalogları gündelik, hızlı, deyim ve argo dolu bir Türkçe. Nalan’ın dili ölçülü ve kurumsal, Ayla’nınki rahat ve iğneleyici; iki kardeşin farkı ne söylediklerinde olduğu kadar nasıl söylediklerinde. Çeviride ilk kural bu sesi korumaktı.
Kelimesi kelimesine çevrilen bir deyim yabancı seyirciye ya anlamsız ya da yanlış gelir. Bu yüzden deyimler anlamıyla, İngilizcenin ve İspanyolcanın aynı durumda kullandığı sözle karşılandı: “ödüm kopuyor” İngilizcede “scared to death”, İspanyolcada “me muero de miedo” oldu. Birebir çevirinin işlediği yerde birebir kalındı: “aynayla barış” ile az sonraki “hayatla barışıyoruz” iki dilde de aynı fiille birbirine bağlı.
Filmde İspanyolca söylenen şarkı (“Un pasito pa’lante, María”) üç altyazıda da olduğu gibi bırakıldı.
Çeviri örnekleri
Filmden sekiz kısa an. Her satır altyazı dosyasındaki zamanıyla, üç dilde yan yana; altında yapılan seçimin kısa notu.
Zaman: 00:02:44,233 ile 00:02:45,933 arası
Türkçe:Kulak var ama ahenk yok.
İngilizce:You've got an ear, but no rhythm.
İspanyolca:Tienes oído, pero no tienes ritmo.
Zaman: 00:02:46,666 ile 00:02:48,966 arası
Türkçe:Ya şu tırnaklarını bi kes.
İngilizce:Cut your nails already.
İspanyolca:Córtate esas uñas ya.
Zaman: 00:02:50,400 ile 00:02:51,866 arası
Türkçe:Benim olayım bu zaten
İngilizce:That's just who I am.
İspanyolca:Así soy yo.
Zaman: 00:02:52,700 ile 00:02:55,333 arası
Türkçe:Seninki ne kulak verememek filan mı?
İngilizce:What's yours then? Not knowing how to listen?
İspanyolca:¿Y lo tuyo cuál es? ¿No saber escuchar?
NotTürkçede “kulak” iki anlamda geçiyor: müzik kulağı ve “kulak vermek”. Oyun birebir taşınmıyor; “ear” ile “listen” arasında iğne yerinde kalıyor. “Ahenk” de sözlükteki “harmony” değil, sahneye oturan “rhythm / ritmo” oldu.
Zaman: 00:06:05,733 ile 00:06:07,166 arası
Türkçe:Seni kurumsal kafa!
İngilizce:You corporate drone!
İspanyolca:¡Cabeza corporativa!
Not“Corporate head” İngilizcede hakaret gibi durmuyor; aynı küçümsemeyi “corporate drone” taşıyor. İspanyolcada “kafa” imgesi olduğu gibi kalabildi.
Zaman: 00:06:12,700 ile 00:06:14,533 arası
Türkçe:Bir gün böyle seni ciddiye
İngilizce:I'm scared to death that one day
İspanyolca:Me muero de miedo pensando que un día
Zaman: 00:06:14,566 ile 00:06:16,166 arası
Türkçe:alıcam diye ödüm kopuyor.
İngilizce:I'll actually start taking you seriously.
İspanyolca:voy a empezar a tomarte en serio.
Zaman: 00:06:16,266 ile 00:06:17,666 arası
Türkçe:biliyor musun? Ödüm kopuyor!
İngilizce:You know that? Scared to death!
İspanyolca:¿Sabes? ¡Me muero de miedo!
NotDeyim anlamıyla karşılandı ve cümlenin başına alındı: Türkçe korkuyu sona saklıyor, İngilizce ve İspanyolca önce söylüyor; satır bölmesi buna göre kuruldu. Tekrar eden “Ödüm kopuyor!” iki dilde de aynı sözle tekrar ediyor, şakanın ritmi orada.
Zaman: 00:15:09,200 ile 00:15:11,000 arası
Türkçe:Demek manita yapıldı.
İngilizce:So you landed yourself someone.
İspanyolca:O sea que te conseguiste a alguien.
Zaman: 00:15:11,400 ile 00:15:12,300 arası
Türkçe:Hayırlı işleer.
İngilizce:Good luck with that.
İspanyolca:Que te vaya bien.
Not“Manita” argo, edilgen “yapıldı” da alaycı; “landed yourself someone” aynı takılmayı taşıyor. Kalıp dilek “Hayırlı işler” İngilizcede “Good luck with that” olunca içindeki iğne de geçiyor.
Zaman: 00:19:00,333 ile 00:19:03,666 arası
Türkçe:Nalan senin hayatın beyaz bi sayfa gibi
İngilizce:Nalan, your life is like a blank page,
İspanyolca:Nalan, tu vida es como una hoja en blanco,
Zaman: 00:19:04,600 ile 00:19:05,800 arası
Türkçe:temiz, düzgün
İngilizce:clean, tidy,
İspanyolca:limpia, ordenada,
Zaman: 00:19:07,200 ile 00:19:09,133 arası
Türkçe:kenarları cetvelle çizilmiş
İngilizce:the margins drawn with a ruler,
İspanyolca:los márgenes trazados con regla,
Not“White page” yalnızca bir renk olurdu; iki dilde de deyimin karşılığı seçildi: “blank page”, “hoja en blanco”. “Kenarları” da sayfanın diliyle “margins / márgenes” oldu, benzetme bozulmadı.
Zaman: 00:19:23,900 ile 00:19:27,166 arası
Türkçe:Senin hayatında böyle bi boya kutusu gibi
İngilizce:Yours is like a paint box,
İspanyolca:La tuya es como una caja de pinturas,
Zaman: 00:19:37,166 ile 00:19:40,066 arası
Türkçe:Bütün renkler birbirine girmiş, kurumuş.
İngilizce:All the colors bled into each other and dried up.
İspanyolca:Todos los colores se mezclaron entre sí y se secaron.
Zaman: 00:19:46,566 ile 00:19:48,500 arası
Türkçe:Kuru boyayla da resim yapılmaz.
İngilizce:You can't paint with dried-up paint either.
İspanyolca:Tampoco se puede pintar con pintura seca.
Not“Hayat” bir önceki benzetmede söylendiği için “Yours / La tuya” ile kısaldı. “Birbirine girmek” İngilizcede boyanın diliyle “bled into” oldu. Son cümledeki “da”, beyaz sayfaya geri bağlanıyor; “either / tampoco” bu bağı koruyor.
Zaman: 00:21:12,900 ile 00:21:13,933 arası
Türkçe:Bej güvenlidir.
İngilizce:Beige is safe.
İspanyolca:El beige es seguro.
Zaman: 00:21:14,600 ile 00:21:16,466 arası
Türkçe:Ama ruh gibi oluyosun, güvenli!
İngilizce:But you end up looking like a ghost. Real safe!
İspanyolca:Pero terminas pareciendo un fantasma. ¡Muy seguro!
Not“Ruh gibi olmak” solgun görünmek demek; “soul” deseydik anlam kaybolurdu, “ghost / fantasma” yüzün rengini veriyor. Sondaki alaycı “güvenli!” iki dilde de ayrı bir vuruş olarak kaldı.
Zaman: 00:21:37,966 ile 00:21:39,733 arası
Türkçe:Fıstık gibi kadınsın be.
İngilizce:You're a total knockout.
İspanyolca:Eres una mujer preciosa.
Zaman: 00:21:40,133 ile 00:21:42,200 arası
Türkçe:Ya barış artık şu aynayla ya!
İngilizce:Just make peace with the mirror already!
İspanyolca:¡Haz las paces con el espejo de una vez!
Not“Fıstık gibi” birebir çevrilse fıstığa benzeyen bir kadın çıkardı; İngilizcede aynı sıcaklıkta bir argo, “knockout”, İspanyolcada “preciosa”. “Aynayla barışmak” ise iki dilde de birebir işliyor ve az sonraki “Hayatla barışıyoruz” ile aynı fiille bağlı kalıyor.
Film künyesi
Yönetmen: Neşe Kayardı
Oyuncular: Merve Yiğit, Yeşim Sarı
Senaryo: Merve Yiğit & Olcay Duygu Yiğit
Görüntü yönetmeni: Can Paçacıoğlu
Kurgu: Zeliha Karakoca
Ses · renk: Veysel Gençten
Afiş tasarımı: Uğur Karataş
Proje başlatma ve danışmanlık
Benzer bir proje mi düşünüyorsun?
Markanın hikayesini sinematik estetik ve yapay zeka araçlarıyla yeni nesil bir dijital deneyime dönüştürelim.




